Edebiyat Platformu

Kahvemizi yudumlarken ciddi konulardan bir nebze uzaklaşıp kültür-sanat, teknoloji, ilişkiler gibi hayata dair konuları konuşuyor, öneri alıyoruz

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen usescrt » 01 Haz 2014 21:12

facebook
twitter
gplus

Resim
http://usescrt7.blogspot.com.tr

'' innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn ''
Kullanıcı avatarı
usescrt
 
Mesajlar: 2745
Kayıt: 11 Tem 2013 23:12

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen Leonardo da vinci » 01 Haz 2014 21:20

facebook
twitter
gplus

biradam yazdı:cemil meriç okuyan seven var mı, epeydir aklımda var okumak da nasip olmadı

Soruna cevap değil ama izlemediysen tavsiye ederim.
Spoiler: göster
Kuzgundan bir alıntı:Asla !
Kullanıcı avatarı
Leonardo da vinci
 
Mesajlar: 1334
Kayıt: 09 Nis 2014 22:43

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen bir adem » 01 Haz 2014 21:32

facebook
twitter
gplus

Leonardo da vinci yazdı:
biradam yazdı:cemil meriç okuyan seven var mı, epeydir aklımda var okumak da nasip olmadı

Soruna cevap değil ama izlemediysen tavsiye ederim.
Spoiler: göster

etkiledi baya, cemil meriç bu ülkenin gerçek değerli aydın insanlarındanmış, Allah rahmet eylesin.
hududunu ahududu bahçesi yaptım, geçişte tatlı yedim, kaçışta çite çarptım.
hz. kierkegaard (k.s) nin yolu üzere inşeallah

BİRRUH BİDDEM NEFDİK YA ADEM

olum engelleyin geçin ne uğraşıyonuz :D
bir adem
 
Mesajlar: 2015
Kayıt: 20 Mar 2014 20:36

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen Leonardo da vinci » 01 Haz 2014 21:35

facebook
twitter
gplus

biradam yazdı:
Leonardo da vinci yazdı:
biradam yazdı:cemil meriç okuyan seven var mı, epeydir aklımda var okumak da nasip olmadı

Soruna cevap değil ama izlemediysen tavsiye ederim.
Spoiler: göster

etkiledi baya, cemil meriç bu ülkenin gerçek değerli aydın insanlarındanmış, Allah rahmet eylesin.

Aynı etkiyi bende de bırakmıştı, erdal beşikçioğlunun seslendirmesi de ayrı bir güzel.Cemil meriçe de Allah rahmet eylesin böyle aydınlar yok denilecek kadar az artık.
Kuzgundan bir alıntı:Asla !
Kullanıcı avatarı
Leonardo da vinci
 
Mesajlar: 1334
Kayıt: 09 Nis 2014 22:43

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen usescrt » 01 Haz 2014 21:50

facebook
twitter
gplus

Eyvallah acirisli, çok teşekkür ettim
http://usescrt7.blogspot.com.tr

'' innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn ''
Kullanıcı avatarı
usescrt
 
Mesajlar: 2745
Kayıt: 11 Tem 2013 23:12

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen eskimo » 02 Haz 2014 16:41

facebook
twitter
gplus

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

William Shakespeare
Kullanıcı avatarı
eskimo
 
Mesajlar: 2605
Kayıt: 22 Haz 2013 22:57

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen Kynetsu » 05 Haz 2014 04:14

facebook
twitter
gplus

John:Doğru ancak yine daha önce, 13 ve 14 yüzyıllarda İslam sufileri ilahi aydınlığın(ışığın) insan lensleri vasıtasıyla yansıtıldığını öğretmişlerdi.Bu bağlamda İbn Arabi şu tavsiyede bulunmuştur."Geride kalanlara ( sizin dışınızdakilere) inançsızlık göstermeyesiniz diye herhangi bir hususi akideye aşırı olarak kendinizi bağlamayın...Her yerde hazır ve nazır olan ve her şeye gücü yeten Tanrı, tek bir akideyle sınırı değildir.Zira o şöyle buyurmaktadır: "Her nereye dönerseniz dönün, Allah'ın yüzü (zatı) oradadır"(Kur'an 2:115).Cüneyd-i Bağdadi'de su içinde bulunduğu kabın rengine göre şekil alır diyerek dinlerin aldığı şekilleri farklı kültürel faktörlere bağlı olduğunu ifade etmiştir.İbn Arabi bu ifadeyi şöyle yorumlamıştır: "Şayet bir kimse suyun renginin, bulunduğu kabın rengi olduğunu söylemekle Cüneyd'in ne kastettiğini tam olarak anlasaydı her inananın kendi inancına izin verirdi ve Tanrı'yı her şekilde ve her inançta tanırdı".13. yüzyılda yaşayan diğer bir büyük sufi Celaleddin er-Rumi'de şöyle yazmıştır:

Kullukta (ibadette) saflık ve kirlilik, tembellik ve gayret
Bunların benim için hiç bir anlamı yoktur
Ben bunların hepsinden bertarafım
İbadet yolları birbirlerinden daha iyi veya kötü olarak tasnif edilemez
Hindular Hindu ibadetlerini yaparlar
Hindistandaki Dravid Müslümanları kendi yaptıklarını yaparlar
İbadet esnasında övülen ben değilim
İbadeti yapanlardır! Ben onların söyledikleri sözü işitmem
Ben ancak onların içindeki alçakgönüllülüklerine bakarım


Muhtemelen çoğulcu bakış açısı için Rumi'nin kendi döneminin dinleri hakkında söylediği şu sözden daha iyi bir örnek olamaz. "Lambalar farklıdır fakat ışık aydır".Batıda 15. yüzyılda ise Kusalı Nicolas "İnançlar Arasında Barış" adlı eserinde "farklı ritüellerin içinde sadece tek bir dinin olduğunu ifade etmiştir.Yine, Hindistan'a geri döndüğümüzde 16. yüzyıl Moğol imparatoru Akbar, 3. yüzyıldaki imparator Ashoka gibi aynı ökümenik ruh içinde dinlerin plüralitesine temas etmiştir.Paralel olarak Batı da da Pensylvania'nın kurucusu William Penn'de "alçakgönüllü, mazlum, merhametli, adaletli, dindar ve samimi ruhların bir dinin her tarafında olduğunu; burada giydikleri farklı özel elbiseler onları birbirlerine yabancı yapmasına rağmen ölüm onlardan bu maskeyi çekip aldığında onlar birbirlerini tanıyacaklardır" diye yazmıştır.Böylece açıkça görülmektedir ki dinsel çoğulculuk görüşü modern Batı kültürünün bir ürünü değildir.Bununla birlikte doğru olan sadece batıda olmamasına rağmen batıda çoğumuzun ayırt edici modern küresel farkında oluşumuzun ışığı altında bu eski bakış açısını çağdaş epistemolojik ve dini araştırmaların yardımıyla geliştirmeye çalışmamızdır.

John Hick, İnançların Gökkuşağı, s. 71,72
Kullanıcı avatarı
Kynetsu
 
Mesajlar: 462
Kayıt: 16 Ağu 2013 18:22

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen Biskiel » 19 Haz 2014 23:31

facebook
twitter
gplus

Ey ölümlülerin anlamsız tasası,
Kanatlarını böyle aşağıda çırptıran
Düşünceler ne denli hatalı!

Kimi hukuk, kimi tıp peşinde koşar,
Kimi umudunu papazlığa bağlar,
Kimi zorbalıkla, yalan dolanla hüküm sürer,

Kimi çalıp çırpar, kimi alıp satar,
Kimi şehvet batağına saplanıp
Vakit yitirir, kimi de miskinlik ederken,
Bütün bunlardan arınmışım ben,
Beatrice ile birlikte gökyüzünde idim
Ve sevgiyle ağırlanmakta idim.

İlahi Komedya / Cennet; Kanto 11
Kullanıcı avatarı
Biskiel
 
Mesajlar: 729
Kayıt: 09 Eki 2013 07:39

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen Kynetsu » 25 Haz 2014 17:11

facebook
twitter
gplus

Dawkins'in zihinsel babasının Bertrand Russell olduğu görülüyor.

Russell'ın 1925 yılına ait makalesi "Neye İnanıyorum"dan "on altı

yaşında ne kadar ilham aldığından" bahsediyor. Russell cemaat

dininin kararlı bir karşıtıydı ve bu da onu, Harris ve Dawkins için bir

rol model yapıyor; biçimsel olarak da Russell'ın istihza, karikatür,

uçarılık ve abartma eğilimini taklit ediyorlar. Ancak Russell'ın

Tanrı'yı inkârına neden olan yalnızca zihinsel unsurlar değildi. My

Father, Bertrand Russell (Babam Bertrand Russell) adlı kitabında

kızı Katharine Tait, Russell'ın Tanrı'nın varlığıyla ilgili hiçbir ciddi

tartışmaya açık olmadığını yazıyor: "Onunla din hakkında

konuşamazdım bile." Russell görünüşe göre karşılaştığı dinî inanç

sahiplerinden sıkılmıştı. "Babamı onun aradığı şeyi, bütün hayatı

boyunca çok istediği tanımlanamaz şeyi bulduğuma inandırmayı çok

isterdim. Tanrı arayışının boşuna olmak zorunda olmadığına onu

ikna etmeyi isterdim.Ancak durum ümitsizdi. Hayattan keyfi tamamen çıkarmış ve

karşıtlarına eziyet eden, can sıkacak kadar ahlakçı, kör inançlı çok

fazla Hıristiyan tanıyordu; onların gizledikleri gerçeği asla

göremeyecekti."

Tait yine de Russell'ın "bütün yaşamının Tanrı arayışıyla

geçtiğine" inanıyor. "Babamın zihninin arkalarında bir yerlerde,

kalbinin en altında, ruhunun derinliklerinde, bir zamanlar Tanrı'nın

doldurduğu bir boşluk vardı ve hiçbir zaman bunu dolduracak başka

bir şey bulamadı." "Bu dünyaya ait olmama, bu dünyada evinin

olmaması gibi, sanki bir hayaletmiş hissini taşıyordu." Dokunaklı bir

pasajda Russell bir keresinde şöyle demişti: "Din öğretmenlerinin

öğütlediği türde en yüksek yoğunluktaki sevgi dışında insan kalbinin

yalnızlığını hiçbir şey dolduramaz." Dawkins'te bu pasaja uzaktan

yakından benzeyen hiçbir pasaj bulamazsınız.
Antony Flew, Yanılmışım tanrı Varmış
Kullanıcı avatarı
Kynetsu
 
Mesajlar: 462
Kayıt: 16 Ağu 2013 18:22

Re: Edebiyat Platformu

Mesajgönderen sonkiucdort » 30 Haz 2014 05:35

facebook
twitter
gplus

:?: :?:
En son sonkiucdort tarafından 13 Ağu 2014 22:48 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Kullanıcı avatarı
sonkiucdort
 
Mesajlar: 891
Kayıt: 20 Tem 2013 06:17

ÖncekiSonraki

Dön VekilSiz Kahve
cron