FATİH ŞAHİNTÜRK

Yeni Dünya Düzeni (New World Order), monarşileri yıkmayı, dini inançları yok etmeyi, ulus devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni alt üst etmeyi planladığı öne sürülen teori

FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 26 Mar 2014 14:58

facebook
twitter
gplus

başka bir yere bakmak bazıları için zahmetli olabilir.dolayısı ile burada başlıkta adı geçen yazarın yazılarından alıntı yapıyorum,ilginç gelebilir...
AKİLLER- BASKIN ORAN
Akil adamları acaba kim seçti? Veya seçme kriteri neydi?

Mesela aslen bir İran'lı bir şii üstelik İngiliz İntelijansiyasına yani İstihbarat Servisi MI5'e angaje Cemaleddin Afgani'ye medyun ve hayran İlahiyatçı Hayreddin Karaman'ı bu listeye dahil etmek kimin aklına geldi?

Mesela Fener Rum Patrikhanesi resmi avukatı olarak yıllarca takip ettiğimiz Kezban Hatemi'yi çok mu aradınız?

Kapitalist işbirlikçi Aydın Doğan'ın kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ'ı hangi bilgisiyle görgüsüyle tecrübesiyle akil adam yaptınız?

Örnekleri çoğaltabiliriz, ama gerek yok...

Keşke Akil adamlar listesinde Şehit ve Gazi Derneklerinden bazı yetkilileri de katabilseydiniz, biz de samimiyetinizden şüphe duymazdık...

Akil adam listesinde ne kadar çok Ex-Marksist var, tevafuk mu, sanmıyorum...

Baskın Bey, Oran, Ex-Marksist Neo-Marksist olarak listeye dahil olmuş...

İzmir Doğumlu Baskın Oran, gazetecilik yaşamına yakın zamanda Ergenekon tarafından tasfiye edilen göçük Hrant Dink'in yazdığı Agos Gazetesinde yazılar yazarak başlamış, ardından Radikal, birgün, Hürgün...

Tabi ki meslektaşı Hasan Cemal gibi Ermeni Soykırımına inananlardan...

Yazık, Halen daha Tehcir ile soykırım arasındaki farkı çözememiş hocam...

Neden bizim 90 yıldır Milli Düşmanımız Yunanistan ve Ermenistan'dır? İsrail ve Amerika ve türevleri daha mı az zararlıdır veya tehdit unsuru değildir?

Veya bizim 90 yıldır yaşadığımız çeşitli sosyolojik tramvalarda Ermeni-Yahudi rekabetinin/çekişmesinin etkisi nedir?

Artık kabul etmeliyiz: 150 yıldır bu topraklarda gizli bir Judaizm-Elenizm savaşı vardır, tarih yeniden yazılmaya muhtaçtır....

Somut bir örnek vermek gerekirse, 1826 Yeniçeri Ocağının kaldırılışı sırasında Yeniçeri'lerin tefecisi Yahudi Çelebi Behor Karmona idam edilmişti...

Peki onu ihbar eden ve yerine gelen en büyük tefeci rakibi kimdi?

Kazaz Artin Bezciyan... Zarifi Efendi ile birlikte Ermeni Lobisinin en önemli ismiydi...

Baskın Hoca'nın endogomik bağları da dikkat çekici...

Baskın Oran, Feyhan Görgün ile evlenmiş... Feyhan Hanım, Kurtuluş Savaşının ve ardından gerçekleşen Kemalizan inkilabın önemli isimlerinden Dr. Reşit Galib'in dördüncü kuşak torunudur...

Dr Reşit Galib, ilkokuldayken her sabah okuduğumuz "Ne Mutlu Türk'üm diyene" ile biten Andımız'ın yazarıdır, hatırlatıyorum...

Dr. Reşit Galib, dünyaca ünlü Musevi Misyoner Okulları Aliiance Israelit Universalle'den mezun...

Bu okullarda kimler görev almamış veya mezun olmamış ki...

Cemalnur Sargut'un piri, hocası, üstadı Kenan Rıfai...

Tevafuk mu: Şu an Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Kenan Gürsoy, Kenan Rıfai'nin torunudur...

"Atatürk'ü sevmek milli bir ibadettir" diyen cumhurreis Celal Bayar...

Tevafuk mu: Türkiye'nin Vatikan Büyükelçiliği Celal Bayar'ın çabalarıyla 1960 yılında kurulmuştu ve Celal Bayar'da Vatikan'a giderek "Papa'nın ayağına giden ilk müslüman devlet başkanı" ünvanına sahip olmuştu... Artık Cemaat liderleri dahil o kapının sadık hizmetkarlarıdırlar, yazık...

İttihatçıların feylesofu ve "Abdülhamid'in Ruhaniyetinden İstimdat" adlı şiirin sahibi Rıza Tevfik Bölükbaşı...

1915 Ermeni Tehcirinde önemli rol oynamış İttihatçıların liderlerinden, 1909'da Türkiye'de masonluğu kuran ve ilk üstadı Talat Paşa...

Dr. Reşid Galip, mezun olduğu okulunun etkisinde kalmış olacak ki, Kemalizan inkilap sırasında o okulların yerli versiyonunu "Köy Enstitüleri" adı altında organize etmek istedi, ancak başarılı olamadı...

Baskın Oran'a dönersek, Baskın hoca'nın eşi Feyhan Görgün'ün babası İsmet Görgün... Peki annesi kim?

Ayla Üge... Ayla Hanım'ın ilk eşi Ümit Bayülgen... Ümit Bey'den boşanan Ayla Hanım, İsmet Görgün ile evlenmiş... Bu evlilikten Feyhan Hanım doğmuş...

Peki, Ayla Hanım'ın Ümit Bayülgen ile evliliğinden kim doğmuş?

Şovmen Okan Bayülgen... Yani Okan Bayülgen ile Feyhan Görgün ana bir baba ayrı kardeştir...

Bazı kaynaklarda ve sosyal medyada Elmalılı Hamdi Yazır Hoca'nın, Okan Bayülgen'in dedesi olduğu yazılıdır, yanlıştır, düzeltiyorum:

Elmalılı Hamdi Yazır Hoca'nın baldızı Rahime Hanım, Okan Bayülgen'in annesi Ayla Hanım'ın annesidir...

Halit Narin yazımda yazmıştım, tekrarlıyorum:

Elmalılı Hamdi Yazır Hoca'nın iki torunu Faruk Topbaş, Samiha Şakir'in kızı Ghade Şakir ile diğer torunu Eymen Topbaş Füsun Verdi ile evlidir...

Füsun Verdi'nin ağabeyi Bülent Verdi de Halit Narin'in kızıyla evliydi...

Tüm yollar Roma'ya çıkar...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 26 Mar 2014 15:00

facebook
twitter
gplus

sindire sindire
MURAT BELGE

Akil adamlar listesinde çok sayıda Beyaz Türk görünce önce çok şaşırdım, iyi de oldu, çünkü epeydir şaşırma duygusuna hasret kalmıştım. Ancak şaşkınlık kısa sürede yerini aklı ısırıcı ve kemirici sorulara bıraktı...
Beyaz Türklerin kürt sorunuyla ne gibi bir ilgileri vardı?
Kürtlerle devletin barışmasının Can Paker'e ve diğer klan mensuplarına ne gibi bir faydası vardı?
Eğer Can Paker liderliğindeki bu klan bunu savunuyorsa mutlaka bu projede bir siyonizm parmağı vardır diye düşünüyorum.

Mesela ünlü tiyatrocu Haldun Dormen bir röportajında devlet, yani resmi ideoloji dört defa hata yaptı diyor... Neymiş bu hatalar: Varlık Vergisi, 6-7 Eylül Olayları, Köy Enstitülerinin kapatılması ve kürtlerin imha edilmesi... Beyfendi için ilk üçü mantıklı geliyor ama dördüncüsü gayet dikkat çekiciydi benim için... Özellikle adı geçen ismin Betül Mardin'in eski kocası ve Ayşe Arman'ın kayınpederi olması gerçeğiyle birleşince...

http://www.haberturk.com/yasam/haber/82 ... ta-yapildi

Galiba sevmediğimiz Yalçın Küçük hoca'nın teorisini kabul etmek zorundayız: Musul'u almazsanız ve Diyarbakır'ı verirsiniz.

Bugün gelinen noktada akil adamlar projesi kürt nüfus ile devlet barıştırmak meselesi değil, siyonizmin sınırları içinde bulunan büyük bir coğrafyayı kürt nüfus bölgesi adı altında ipotek altına almaktır. Dolayısıyla bu proje Kürdo-Judaik patentlidir diye düşünüyorum.

Akil adam Murat Belge'nin listede olması bizim için hiç enteresan değildir.

Ex-Marksist Neo Liberal Murat Belge sağlam bir marksist görüşten bugünlere yani liberalliğe gelirken ilk istasyonu İletişim Yayınlarının genel yayın yönetmenliği görevine gelmesiydi.

İletişim Yayınlarının ve Kavala Holding'in sahibi Osman Kavala'dır.

a) Osman Kavala'nın eşi Ayşe Buğra, Tarık Buğra'nın kızıdır.
b) Osman Kavala'nın babasının kayınvalidesi Ayşe Hamide Sarper, 27 Mayıs'çıların Dışişleri Bakanı Selim Sarper'in halasıydı.
c) Osman Kavala'nın teyzesinin kocası Orhan Türkkan, Türkçü Reha Oğuz Türkkan'ın babasının amcaoğludur.

Murat Belge, Yine uzun bir dönem, ex-markist neo-liberal, kürtçü, neo-liberal islamcıların gazetesi Taraf'ın genel yayın yönetmenliğini yaptı. NTV'de bir dönem yayınlanan Gerçek Orda Bir Yerde adlı programda yorumculuk yaptı. Program arkadaşları,Gündüz Vassaf ve Şerif Mardin'di.

a) Mahalle Baskısı teriminin mucidi Sosyolog Şerif Mardin, yukarıda adı geçen Haldun Dormen'in ex eşi Betül Mardin'in amcasının oğludur.
b) Gündüz Vassaf'ın babası DP Milletvekili Ethem Vassaf'ın eşi ise, yani Gündüz'ün annesi Belkıs Halim Vassaf ise Marksist Zekeriya Sertel'in kız kardeşiydi.
c) Murat'ın babası Burhan Asaf Belge ise oğlu gibi önce Marksist idi, sonra liberalliğe terfi edip DP Milletvekili oldu.
d) Murat'ın akrabalarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu ise sadık CHP'liydi. 27 Mayıs'tan sonra bilirkişi ve Kurucu Meclis üyesiydi...

Ne güzel, sosyalist, liberal, türkçü, kürtçü, artık neo-liberal islamcı hep biraradalar ve akil adamlar...

Baba Burhan Belge, Kemalist devrimi Markist tabana uyarlayan Kadro Hareketinin içinde yer almıştı.

Burhan Asaf Belge’nin ablası Leman Hanım, Yakup Kadri’nin eşiydi. Burhan Asaf Belge, 1937 yılında Macaristan güzellik kraliçesi aktris Zsa Zsa Gabor ile evlendi ancak çift, “bazı dedikodular” üzerine 1941 yılında boşanmak zorunda kaldı. Gabor’dan boşanan Burhan Asaf Belge, ikinci evliliğini, 1942 yılında Yakup Kadri’nin yeğeni Cavide Hanım ile yaptı. Akil adam Murat Belge bu evlilikten doğmuştu. Yıllar sonra, Burhan Asaf Belge’nin oğlu, Akil Murat Belge de başka bir aktris, Hale Soygazi ile evlenecekti. Burhan Asaf Belge’den boşandıktan sonra Amerika’ya giden Gabor ise 1942 yılında, Hilton otellerinini sahibi, sosyetik güzel Paris Hilton’un büyük dedesi Conrad Hilton ile evlendi.

Kadro hareketinde kimler vardı:

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge, Şevket Süreyya Aydemir Mehmet Şevki Yazman...
Şevki Yazman'ın eşi de Çakma tarihçi Cemal Kutay'ın kız kardeşi Faika Kutay idi. Kutay'ın mensup olduğu Kürt isyancısı Bedirhan aşireti mensupları arasında başka ünlüler de var...

Akil adam Murat Belge için son not, Helsinki Yurttaşlar Derneği üyesidir. Adı geçen dernek, yaklaşık 20 yıldır NED tarafından fon'lanmaktadır. NED, ABD'nin demokrasi ihraç motoru NGO'sudur ve OSI ile eşgüdümle çalışmaktadır. OSI (Open Society Instute) nin başındaki adam darbelerin finansörü adıyla maruf para sihirbazı ve borsa manipilötürü George Soros'tur. OSI'nin türkiye'deki ayağı aynı adı taşıyan Açık Toplum Enstitüsü'dür.

Açık Toplum Enstitüsü'nün başındaki isim mi?

Akil adam Nafiz Can Paker...
hatırlatmakta fayda var, Türkiye'deki siyonizm faaliyetlerinde elinizi hangi taşın altına atsanız bu adam, Nafiz Can Paker çıkar...

Beyefendi Mehmet Barlas'ın kayınçosudur...

Murat Belge'nin akil adam olması isabetlidir ve içerdendir, tebrik ediyorum...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 26 Mar 2014 15:01

facebook
twitter
gplus

LALE MANSUR

Akil adamlardan Baskın Oran ve Murat Belge'yi yazmıştım... Şimdi de Lale Mansur'u yazıyorum...
Tiyatro Sanatçısı Lale Hanım ilk evliliğini Atilla Özdemiroğlu ile yapmıştı... Öz-Demiroğlu ne demek, üvey demir oğlu var mı ki?

Lale Yurdatapan asker kökenli bir ailenin kızı... Babası korgeneral Danyal veya Daniel Yurdatapan... Kimbilir Danyal Bey hangi savaşlara katıldı, hangi başarıları gösterdi... Hep meçhul...

Lale Mansur'u en çok Şener Şen ile başrollerini paylaştığı Amerikalı filminden tanıyoruz...

Hiç bir tiyatral yeteneği yok, neden ve nasıl ünlü anlamak mümkün değil...

Bu Acun Ilıcalı'nın yarışmasında Bennu Gerede var, ağzını açıp Türkçe konuşamıyor, konuşmakta zorluk çekiyor ama ünlü... Gerçek mesleğini bilen yok, ben söyleyeyim: Fotoğraf sanatçısı... Uzun yıllar yurt dışında kaldığı için türkçeyi unutmuş olmalı... Fotoğraf sanatçısı dediysem, bir Ara Güler ayarı beklemeyin... Hangi fotoyu ne zaman çektiği dahi belli değil, herhangi bir ulusal veya uluslararası başarısı veya foto sergisi falanda yok, ama ünlü, çünkü Kurtuluş Savaşı komutanlarından Hüsrev Gerede'nin torunu...
Hüsrev Bey, 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıkan 19 kişiden biri, Gazi Paşa ile birlikte...

Lale Mansur'un meşhur kardeşi var: Şanar Yurdatapan... Şanar Bey, TİP sempatizanı müzisyen...

Lale Mansur Şanar Yurdatapan kardeşlerin babası Danyal Bey'in dayısının torunu kim?

Cevap: Bennu Gerede...

Yani aynı aileden... Danyal Bey'in annesi Mevhibe Gerede, Hüsrev Gerede'nin kız kardeşi... Hüsrev Gerede, Mevhibe Gerede kardeşlerin bir kardeşi daha var: Makbule Leyla Gerede... Mehmet Ali Cebesoy'un eşi... Mehmet Ali Cebesoy, Ali Fuat Cebesoy Paşa'nın ağabeyidir...

Lale Mansur'un amcasını tanıtalım: Can Arpaç... Kendisi 1992-1996 yılları arasında Hür ve Kabul Edilmiş Mason Locasının Büyük üstadıdır...

Ondan 4 yıl sonra makama gelen isim Demir Savaşçın, Can Ataklı'nın ex-kayınbiraderiydi...

Demir Savaşçın'dan sonra üstadlığı devralan kişi de Kaya Paşakay'dı... Kaya Bey, 2003-2005 yılları arasında Üstadlık yapmıştı... Kaya Paşakay, Enver Paşa'nın amcası ve Gazi Paşa'nın Selanik'ten sınıf arkadaşı Halil Kut Paşa'nın torunuydu...

Kaya Paşakay'ın model ve manken kızı Ahu Paşakay, 2002 yılında gencecik yaşında intihar etmişti... Tarajiktir... Sevgilisi Kaan Tangöze, Duman adlı Müzik grubunun solistidir...

Bu arada Biraderler kendilerine yeni üstad seçtiler, kısa zaman önce: Ömer Köker... Biz Ömer Kök-er olarak incelemek zorundayız, Yalçın Hocam, Küçük, artık en kısa sürede bir Onomastik disipilin geliştirir, bekliyoruz...

Akil Adam Lale Mansur'a dönersek, bir de ünlü kuzeni var, Şarkıcı Alpay... Alpay Nazikoğlu, "Eylül'de Gel" ve "Fabrika Kızı" gibi hit şarkılara imza atmıştı...

Son Not: Lale Mansur'un ağabeyi Şanar Yurdatapan'ın ikinci eşi Melike Demirağ, Turgut Demirağ'ın kızıydı... üvey kardeşi Nevbahar Demirağ, Ali Koç'un eşidir...

Melike Hanım'ın büyük amcası Nuri Demirağ'ın oğlu Kayaalp Demirağ da üst düzey biraderdir...

eski AKP Sivas Milletvekili ve Karikatürist Salih Memecan'ın eşi Nursuna Demirağ Memecan da Nuri Demirağ'ın torunudur...

Pek akil Lale Hanım'ın seçilmesi uygundur ve içerdendir ve isabetlidir...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 26 Mar 2014 15:02

facebook
twitter
gplus

ÖZTRAKLAR

Önce haberi okuyalım:

Hükümetin getirdiği alkol yasası üzerine yıllar öncesinden bulunup çıkarılan bir gazete kupürü 'Nereden nereye geldik' dedirtiyor. Sosyal medyada paylaşım rekoru kıran kupürde Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Orhan Öztrak'ın Ankara'da hizmete giren bir bar açılışında, "Bol içki ve sigara içilir inşallah" dediği belirtiliyor.

Alkol ile ilgili düzenlemeleri de içeren yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından Twitter'da paylaşılmaya başlanan fotoğraf karesi, dikkat çekti.

Alkol düzenlemesinin Meclis Genel Kurulu'ndan geçişinin ardından, Twitter'da Eski Gümrük ve Tekel Bakanı'nın sözlerinin olduğu kupür paylaşım rekorları kırdı.

Gazete haberinde, Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Orhan Öztrak’ın Ankara’da hizmete giren bir bar açılışında, ’’Bol içki ve sigara içilir inşallah’’ dediği belirtiliyor.

Bakan, Kızılay'da açılan barda kurdelayı, bol içki ve sigara içilmesi dilekleriyle kesiyor.

Orhan Öztrak, 25 Haziran 1962 ve 25 Aralık 1963 tarihleri arasında Türkiye'nin Gümrük ve Tekel Bakanı olarak görev almıştı.

http://www.internethaber.com/alkolle-il ... 38929h.htm

Haber böyleydi... Öztrak ne demektir, bilen varsa söylesin... Mesela Öz olmayan Trak nedir, nasıl olur?

Öztrak'ların Örümcek ağları da bir hayli marjinal...

Öztrak ailesi ezelden CHP'li... Tek Parti döneminde II.Dünya Savaşında İçişleri Bakanı da aileden Faik Öztrak...
Şu meşhur Struma Faciasında Vehbi Koç ile birlikte gemiden 5 siyonist Standart Oil yöneticisini kurtarmasıyla maruf Faik Öztrak...

Ve benim yazdığım piyasaya yeni çıkan "Silsile: Sevi'nin Gizli Kurmayları" adlı kitabımdan bir alıntı:

İçişleri Bakanı Faik Öztrak’ın aynı adı taşıyan torunu Faik Öztrak da bugün CHP Tekirdağ milletvekilidir. Faik Öztrak’ın oğlu Orhan Öztrak da 27 Mayıs İhtilali sonrası kurulan kurucu meclisin Tekirdağ il temsilcisiydi. Faik Öztrak’ın gelini Gülmen Yetkin ise Ord. Prof. Suud Kemal Yetkin’in kızıydı. Gülmen Yetkin’in gelini İlkay Asparuk ise Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk’un kızıydı. Faik Öztrak’ın damadı Osman Şefik İnan ise 27 Mayıs İhtilalinden sonra kurulan I. Gürsel Hükümetinin Devlet Bakanı ve kurucu meclisin Çanakkale temsilcisiydi. Suud Kemal Yetkin’in babası da, hilafetin kaldırılması konusunda 53 arkadaşıyla beraber önerge veren CHP Urfa milletvekili Şeyh Saffet (Yetkin) idi.

Torun CHP Tekirdağ milletvekili Faik Öztrak, 5-8 Haziran 2008 tarihleri arasında ABD Virginia'da düzenlenen Bilderberg Toplantılarına Türkiye'den katılan 5 kişiden biriydi... Diğerleri Ali Babacan, Zeynep Göğüş (Gazeteci), Mustafa Koç, Ferit Şahenk idi, hatılatyorum...

Görüldüğü gibi, yine tüm yollar Roma'ya çıktı...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 26 Mar 2014 15:03

facebook
twitter
gplus

MEHMET EMİN KARAMEHMET

Biliyorsunuz, tarihte meşhur bir Menemen Vakası vardır... 4 tane esrarkeş, nevi şahsına münhasır tip, güya ellerine aldıkları yeşil sancakla, bir camiyi basıp "şeriat isterük" diye feryat figan eylemişler... Olayın ardından olaya müdahale eden asteğmen Kubilay'ı da ellerinde bulunan kör testereyle (o anda hazır cebindeydi ya) kafasını kesmişler ve şehit etmişlerdi... Olay İzmir'de, 1930 yılında gerçekleşmişti ve büyük bir İrtica ayaklanması olarak, başta Cumhuriyet olmak üzere tüm medyadan bu şekilde günlerce verilmişti...

Aynı Cumhuriyet, ikinci dünya savaşı sırasında "Führerim de Führerim" diyecek kadar Nazi Almanya yanlısı olacak, sahibi Yunus Nadi'ye arkadaşları, Nazi sempatizanlığından dolayı "Yunus Nazi" diyeceklerdi... Sevgili Führer de bu "Türk" dostunu yalnız bırakmayacak, iş adamı Veli Menger aracılığıyla fonlayacak, maddi yardımda bulunacaktı...

Menemen Vakasının yaşandığı yıl olan 1930 yılı, Serbest Cumhuriyet Fırkasının kurulduğu yıl olduğunu ve 1993 misli, çok tehlikeli, hassas ve karanlık bir yıl olduğunu da ayrıca hatırlatırım...

Olayın diğer bir egzantirik yanı da, bu gerici ayaklanmanın, Anadolu'nun herhangi bir memleketinde, mesela Konya'da, Kastamonu'da veya Yozgat'ta değil de, İzmir de çıkmış olmasıdır... İzmir, Türkiye'de, gerici bir ayaklanmanın çıkma ihtimalinin en düşük olduğu şehirdir... İzmir'den devrimci, kemalist veya sosyal demokrat bir ayaklanma çıkarda, gerici ayaklanma çıkmaz, bunu da böyle bilin...

Olaydan sonra İzmir'de sıkıyönetim ilan edildi ve İstiklal Mahkemesi kuruldu. Hayatında hiç İzmir'i görmeyen, görmeyi bırakın, haritada Menemen ilçesinin varlığından haberi olmayan, Kars'tan, Sivas'tan getirilen hoca efendiler, olayda parmağı var gerekçesiyle, İzmir'e getirilip yargılandılar ve mahkum oldular...

Menemen Vakası'nın baş organizatörü de İstanbul'un tanınmış ve sevilen hocalarından, 80 küsur yaşındaki Nakşi-Halidi kolundan Mehmed Esad Erbili Hocaefendi ilan edildi...

Erbili Hoca'nın sevenlerinden biri de Mareşal Fevzi Çakmak'tı. Hatta öyle ki, 17 Nisan 1920 tarihinde Fevzi Çakmak, Esad Erbili Hocaefendi'nin elini öpüp, hayır duasını alıp, Anadolu'ya geçerek milli mücadeleye katılmıştı. Ancak aradan geçen on yılın ardından Genelkurmay Bakanı Fevzi Çakmak, Esad Erbili Hoca'nın yargılanmasına, mahkum edilmesine ses çıkarmayacak, susacaktı... Garip tecelli...

Olayın ardından sıkıyönetim ilan edilmişti demiştik. Sıkıyönetim komutanı, Mustafa Muğlalı Paşa idi. Hani şu Van'ın Özalp ilçesinde, kaçakçılık yapıyor diye (kaçakçılık da top tüfek değil, sadece şeker, çay, tereyağ gibi temek ihtiyaç malzemeleri) 23 köylüyü, yargılamadan, dinlemeden, sorgulamadan, kurşuna dizdiren Mustafa Muğlalı Paşa... İsmet Paşa'nın sadık celladıydı...

Olayın ardından kurulan İstiklal Mahkemesi reisi, yani hakimi de, Fahreddin Altay Paşa idi. 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir'in kurtuluşu sırasında, İzmir'e giren ordunun komutanı olan, İzmir'in Altay futbol takımına olan sevgisinden dolayı (Altay'ın Kurucularından biri de Emin Çölaşan'ın dedesi Refik Şevket İnce idi. Altay'ın kalecesi ise geleceğin başbakanı Adnan Menderes'ti.) Altay soyadını alan Fahreddin Altay Paşa... Cumhuriyetin ilanından sonra, İslam'ın reform fikrine katılan Fahreddin Paşa'nın islam anlayışı biraz farklıydı. Mesela Camilerde alnımızı yere koyarak namaz kılma şeklini çok geri ve alaturka buluyor, camilere kilise misli sıra ve oturak koyulmasını tavsiye ediyordu. 1959 yılında yazdığı "Gençler için islam dini" adlı kitabında, camiye yerleştirecek sıraların krokisini çizecek kadar reformistti Altay Paşa...

alıntılayalım:

Namazda oturmak, Kur'an-ı Kerim'de ibadet erkanından gösterilmemiştir. İnsan istediği gibi oturabilir. Eskiden entari ve şalvar giyildiği için yerde oturabilirdi. Zaman geçtikçe adabı muaşeret ve giyim değişmiş ve oturmanında buna uyması zarureti hasıl olmuştur.Pantolonla diz çökmek zor ve elbiseyi yıpratıcı olduğundan sandalye ve sıralarda oturmak umumi ihtiyaç haline gelmiştir. (Aydın Gençler İçin İslam Dini, Fahreddin Altay, s.32, Ölçülü Yayınevi, 1959)

“Namazda ayakkabı çıkarmak da şart değildir. Cenaze namazları ayakkabıyla kılınmaktadır. Yalnız temiz olması şarttır…/…Ayak basılacak yerlerle secde yerleri ayrılacak olursa temiz ayakkabıyla ibadet mümkündür.” (a.g.e, s.35)

Fahrettin Altay komutanımız “ayak basılacak” yerler ile secde yerlerini de kendi elleriyle çizdiği iki şekil ile göstermiş. Ve anlatmış:

“Camilerde şu tarzda değişiklik bugün için ihtiyaç haline gelmiştir: Kapıdan mihraba doğru geniş bir yol ve bu yoldan yanlara doğru dar yollar ve bu dar yollar arkasında sıralar ve bunlarla dar yolların arası beş, on santim yükseklikte secdeli secde yerleri, sıraların altında şapka konacak yerler. Cami kapısında da ayakkabı silecekleri bulunur.” (aynı yer)

Yorumsuz... Geçelim... Gelelim benim en çok sevdiğim "Örümcek Ağlarına..."

İşte bu Fahreddin Paşa, Tahir Paşa'nın kızı Mahmune Hanım ile evlenmiş ve Tahir Paşa'nın damadı olmuş... Tahir Paşa'nın diğer damadı, yani Fahreddin Paşa'nın bacanağı Sadi Bey de, Çukurova'nın en zengin toprak beylerindendi. Yüzlerce dönüm pamuk tarlasını işletiyordu. Cumhuriyetin ilanından sonra, bir diğer Çukurovalı arkadaşı Emin Bey ile kol kola verip, bugün holding olan Çukurova Holding'i kurdular...

İki yakın dost, Fahreddin Paşa'nın bacanağı Sadi Bey, soyadı kanunundan sonra "Eliyeşil" soyadını alırken, ortağı ve dostu Emin Bey "Karamehmetoğlu" soyadını aldı. AncaK daha sonra "oğlu" kısmını atacak "Karamehmet"olarak tanınacaktı.

İki kafadar akraba da olacaktı: Sadi Bey'in torunu Şerife Eliyeşil, Emin Bey'in torunu, bugün battı batacak noktasına gelen Mehmet Emin Karamehmet ile evlenecekti...

Çukurova Holding'in patronu, Turkcell'in sahibi, Show Tv'nin sahibi, Digitürk'ün sahibi, Pamukbank'ın sahibi olan M.E. Karamehmet, bu ve buna benzer bağlantılarıyla bugünlere gelecekti. Adana'da Pamuk tarlalarıyla başlayan yolculuk, Çukurova Holding'i Türkiye'nin en büyük on holding'inden biri yapacak, Karamehmet'i de dünyanın sayılı zenginlerinden biri yapacaktı.

"Mavi Kan"dan gelenlerin geleneksel okulu Robert Kolej'den mezun Mehmet Emin Karamehmet'in eşi Şerife Hanım'ın yeğeni, yani ağabeyi Necmeddin Eliyeşil'in Maria Eliyeşil'den doğan kızı Melissa Eliyeşil de, 75 milyonluk ülkede evlenecek genç bulamamış olacak ki, kalemleriyle dünyaca ünlü Faber Castell Firmasının veliahdı ve sahibi, Charles Von Faber Castell ile evlendi...

Unutmadan, Alman Faber Castell Firmasının sahibi Castell ailesinin İbrani kökenli olduğunu da hatırlatayım...

Esad Erbili Hoca Efendi, Menemen Vakasından dolayı tutuklandı ve yargılandı. Önce idama mahkum edildi sonra cezası müebbed hapse çevrildi. Daha sonra da yaşının ilerlemiş olması nedeniyle cezası 24 yıla indirildi... Ancak ilahi tecelli, mahkeme sonuçlanmadan hastalanarak vefat etti...

Mahkeme reisi Fahreddin Paşa, kararı verdi:

"Yerine oğlu asılsın..."

Esad Erbili hoca'nın cezası nedeniyle, olayla ilgisi olamayan suçsuz oğlu idam edildi...

DEVAMI YARIN..İNŞAALLAH.
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 26 Mar 2014 19:52

facebook
twitter
gplus

Artık kabul etmeliyiz: 150 yıldır bu topraklarda gizli bir Judaizm-Elenizm savaşı vardır, tarih yeniden yazılmaya muhtaçtır....

üstteki satır, baskın oran ile ilgili yazıdan alıntıdır.bu konuyu dile getirince ve daha önce de yahudiler hakkında yazdıklarımı okuyunca benim için de elen iddiasında bulunanlar olabilir.bunu neden mi söyledim.çünkü annemin babaannesi 1915 tehcirinde bizim memlekete sürülen ve annemin büyükbabası tarafından kuma olarak eve alınan,asıl adı marisa olan bir ermeni.dolayısı ile bende de bir damar ermenilik var ama Allah'a şükür ben imanlı birisiyim.
En son yazyagmuru tarafından 22 Ağu 2014 19:40 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 27 Mar 2014 10:14

facebook
twitter
gplus

düşmanın en tehlikelisi içindeki düşmandır,hele ki onları tanımıyorsan.
fatih şahintürk'ün yazılarına devam edelim.

YUNUS NADİ
1924 yılında Gazi Paşa'nın emriyle Cumhuriyet gazetesi yayımlanmaya başlıyor. Cumhuriyet gazetesinin Yunus Nadi tarafından kurulduğu bilinir ama ortakları yani Zekeriya Sertel ve Nebioğlu Hamdi Bey pek bilinmez...

Evet, cumhuriyet gazetesi, Gazi Paşa'nın emriyle 1924 yılında bugün babıali yani Cağaloğlu'nda, İttihat ve Terakki Cemiyetinin Merkez binası Pembe Köşkte çıkmaya başladı...

Yunus Nadi Bey, daha önce Yeni Gün adlı bir gazete çıkarıyordu... I.Dünya Savaşının ardından Yeni Gün'ü çıkarmaya başlamıştı. Yunus Nadi sadece gazete çıkarmıyordu. Yakın arkadaşı Ahmet Emin Yalman ile beraber, 1918 yılında Wilson Prensipleri Cemiyetinin de kurucu üyesiydi. Yani Amerikan mandasını savunuyordu.

Milli Mücadele döneminde ise Gazi Paşa tarafından kurdurulan Türkiye Komünist Fırkası kurucularındandı.

1924 yılında, Gazi Paşa'nın emriyle adı değiştirildi ve böylece bugünkü Cumhuriyet gazetesi yayın hayatına başladı. Finansmanı da İş Bankasından sağlanan krediyle yapılacaktı.

Türkiye İş Bankası, Milli Mücadele döneminde Hindistanlı Müslümanların Gazi Paşa’ya gönderdikleri 250 Bin lira yardım ile kuruldu. Tanınmış Kurucu ve Hissedarlarından bazıları şunlardır:

Siirt Milletvekili Mahmut (Soydan), Gazi Paşa’nın eşi Latife’nin babası Uşakizade Muammer Bey, Trabzon Mebusu Hasan (Saka), Kavalalı İbrahim Paşa’nın oğlu Hüseyin Bey, Celal Bayar’ın kayınpederi İnegöllüzade Refet Efendi, İzmir Valisi Rahmi Bey, Gazi Paşa’nın yaverlerinden Salih Bozok, Cumhuriyet Gazetesinin kurucusu Yunus Nadi, Tesal’larin dünürü Nuri Conker, Altemur Kılıç’ın babası Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali… Kılıç Ali ölünce ortaklık oğlu Altemur Kılıç’a geçti.

Cumhuriyet ilk dönemi “Aferist”leri, başvekil İsmet Paşa’yı da düşünmüşlerdi:

İş Bahsinde bu kadar titiz görülen Başvekilin de yakın etrafı nüfuz ticaretinden zengin olmuşlardır. Ayazpaşa Mezarlığı’nı birinin mülkü haline sokup bizzat İnönü’ye bu mezarlıktan bir arsa hissesi sağlamışlardı. (Çankaya Falih Rıfkı Atay, s.530)

3 Mart 1924 günü Hilafetin Kaldırılmasına ilişkin kanun, Urfa Mebusu Şeyh Saffet (Yetkin) ve 53 arkadaşının vermiş olduğu önerge sonucu kabul edildi.

Teklifin altında Vasıf Çınar, Kılıç Ali, Mazhar Müfid, Yunus Nadi, Recep Peker, Celal Nuri (İleri), Refik Koraltan, Şükrü Kaya, Ruşen Eşref, Ahmed Ağaoğlu, Tunalı Hilmi, Yahya Galip gibi isimler vardı.

Yunus Nadi'nin hilafet kaldırılırken işbirliği yaptığı arkadaşları da kendi gibi "Mavi kan"dandı.

a) Urfa Mebusu Şeyh Saffet, Ord. Prof. Suut Kemal Yetkin’in babasıydı. Suut Kemal'in Kızı Gülmen Yetkin, İlhan Öztrak'ın eşiydi. Çocukarı Kemal Öztrak ise Em.Hv.Kuv. Komutanı Cumhur Asparuk'un kızı İlkay Asparuk'un eşiydi.
b) Vasıf Çınar, Mustafa Aziz Çınar’ın amcasıydı. Mustafa Aziz Çınar, Bedirhan Bey'in kardeş torunuydu.
c) Ruşen Eşref’in (Ünaydın) kız kardeşi Türkan Ünaydın ise Nejat Eczacıbaşı’nın kardeşi Haluk Eczacıbaşı’nın eşiydi. Nejat Eczacıbaşı’nın eşi de İttihatçıların İzmir Valisi Rahmi Bey’in kızı Beyhan Arslan idi.
d) Ahmet Ağaoğlu'nun torunu Mustafa Kemal Ağaoğlu, DP'li milletvekili ve iş adamı Şevket Mocan'ın kızı Rüya Mocan'ın eşiydi. M.K. Ağaoğlu'ndan boşanan Rüya Hanım, Nebizade Hamdi Bey'in torunu ilhan Nebioğlu ile evlendi.
e)....

Bu yazının konusu Cumhuriyetin bilinmeyenleri, yani "Mavi Kan"dan gelen Beyaz Türk'lerin dominant olduğu Cumhuriyet gazetesinin örümcek ağları... Ve yıllar yılı nasıl ideolojide çark üstüne çark yaptığının tarihsel süreci... O yüzden Yunus Nadi ve Cumhuriyete geri dönüyorum...

Gazetenin kuruluşunda ideolojisi elbette Kemalizm idi... Ancak 1936 yılında Zekeriya Sertel sola kayarak gazeteden ayrıldı ve eşi Sabiha Sertel ile beraber Tan gazetesine katıldı...Tan Gazetesinin sahibi de Ali Naci Karacan'dı. Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel çifti daha sonra Tan Gazetesinin sahibi oldular ve yağmalandığı 5 Aralık 1945 tarihine kadar Sovyetler Birliği yayın yapan tek gazete olarak tarihe geçtiler

Zekeriya Sertel'in endogomik bağları:

a) Zekeriya Setel ve Sabiha Derviş, 1912 yılında Suphi Paşa konağında evlenmişti. Damat Tarafının şahidi Tevfik Rüştü Aras , kız tarafının şahidi de Talat Paşa idi. Konağın sahibi Abdüllatif Suphi Paşa, Hamdullah Suphi Tanrıöver'in babasıydı.
b) Zekeriya Setel'in kız kardeşi Belkıs Vassaf Sertel, SCF ve DP milletvekili Ethem Vassaf'ın eşiydi. Ethem Vassaf, Gazi Paşa'nın halası Nimet Hanım'ın torunu Münire Hanım'ın oğluydu. Gündüz Vassaf, Ethem Vassaf'ın oğludur.
c) Zekeriya Sertel'in eşi Sabiha Derviş, Şişli Terakki Mektebi'nin kurucularından Celal Derviş'in kız kardeşidir.
d) Celal Derviş'in teyzeoğlu Ata Refiğ, yönetmen Halit Refiğ'in amcasıdır.
e) Yönetmen Halit Refiğ, gazeteci Can Ataklı'nın bacanağıdır...

Yunus Nadi ve Cumhuriyet Gazetesi, Gazi Paşa'nın ölümünden sonra ilk çarkını gerçekleştirdi. CHP İzmir Milletvekili olmasına rağmen II.Dünya Savaşı sırasından Nazi Almanya'sını ve Faşizm'i destekledi. İş adamı Veli Menger (Mengerler Otomotiv'in sahibi) aracılığıyla Hitler'in gizli istihbarat örgütü Gestapo tarafından fon'landı ve desteklendi. Hatta Almanya'dan ucuz kağıt ve baskı makinaları aldı. Nazi Almanyasına yakınlığı nedeniyle adı "Yunus Nazi"ye çıkan Yunus Nadi, eski arkadaşı Ahmet Emin Yalman ile, Alman Propaganda Bakanı Goebels'in bir nutku yüzünden polemiğe tutuştu...

Tan Gaztesinde Sertel çifti ve Ahmet Emin gibi yazarlar vardı. Karşılıklı atışmalar sürerken, Cumhuriyet Gazetesi sahibi Yunus Nadi, Tan Gazetesi Ahmet Emin Yalman'a, 22 Ekim 1937 günü "Ahmet Emin Yalman'a" başlıklı köşe yazısında, Yalman için şunları söylecekti:

"Haydi ben derebeyi ailesinden olayım. Ya sen kimsin? Tekirdağ'da kazığa kakılmaktan kurtulmak için selameti yalancılıktan dinini değiştirmekte bulan Yahudi Fesatçısı Sabetay Sevi'nin torunu değil mi?"

Ahmet Emin Yalman, bu kavgadan sonra Tan'dan ayrıldı ve Vatan Gazetesini çıkarmaya başladı.

Dinime küfreden müslüman olsa... Bozacının şahidi şıracı... Yunus Nadi'nin Endogomik bağları:

a) Yunus Nadi'nin oğlu Nadir Nadi, Berrin Erozan'ın eşidir. Berrin Nadi Erozan, Celal Sahir Erozan'ın kızıdır.
b) Yunus Nadi'nin kızı Leyla Nadi, Bülent Uşaklıgil'in eşidir. Bülent Uşaklıgil, Halit Zita Uşaklıgil'in oğlu, Latife Hanım'ın amca torunudur.
c) Leyla Uşaklıgil'in kızı Emine Uşaklıgil, Asaf Savaş Akat'ın eski eşidir. Asaf Savaşın şimdiki eşi ise Nilüfer Göle...
d) Nilüfer Göle'nin ağabeyi Celal Göle, İthal ekonomi bakanı Kemal Derviş'in kuzeni İnci Derviş Bükey'in eşidir.
e) ....

II.Dünya Savaşının ardından CHP ile arası açılan Yunus Nadi'nin vefatıyla, gazetenin yeni patronu oğlu Nadir Nadi oldu. CHP'li baba yerine oğul Nadir DP milletvekili olacaktı. Ancak 1954 yılında gazete yine "çark" edecek, yeniden sola, CHP'ye yaklaşacaktı...

1954 yılından sonra Nadir Nadi önderliğinde hızla DP'den uzaklaşıp yeniden sosyal demokrat ve kemalizm çizgisine çark eden Cumhuriyet, 27 Mayıs 1960 ihtilalini benimseyecek ve 27 mayıs sabahı şöyle manşet atacaktı:

Kahraman Türk ordusu bütün memlekette dün gece sabaha karşı idareyi ele aldı, maksat tarafsız bir idarenin nezaret ve mürakebesi altında süratle yeni seçimlere gitmek ve bu adil seçimler neticesinde hangi taraf kazanırsa idareyi onun ellerine devretmektir. Askeri idare bildiriliyor: Bütün ittifaklarımıza bağlıyız, NATO'ya ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve bakanlar ordumuzun muhafazası altına alındı.

1960'lı yıllarda İlhan Selçuk'un transferiyle hepten sola kayan Cumhuriyet, milli demokratik devrim ve yön hareketini benimsedi.

12 Mart 1971 muhtırasında ise önce ihtilalin sol görüşlü olduğunu düşünerek benimseyen gazete, kısa sürede yazarlarının Ziverbey köşküne misafir edilmesiyle ihtilalin gerçek yüzünü gördü ve mesafe adı. 12 Mart'tan sonra Ex-Marsist ve neo-Liberal Hasan Cemal'in genel yayın yönetmeni olmasıyla gazete yeniden çark ederek sosyal demokrat tabana oturdu. Ancak kısa sürede Hasan Cemal'in başını çektiği yenilikçi kanat ile İlhan Selçuk'un başını çektiği gelenekçi kanadın rekabeti başladı.

Hasan Cemal'in endogomik bağları:

a) Cemal Paşa'nın torunudur.
b) Hasan Cemal'in kız kardeşi Berin Cemal, Kemal Onar'ın eşidir.
c) Berin Cemal-Kemal Onar çiftinin kızları Ayşegül Onar, Ömer Dinçkök'ün ikinci eşidir.

Ek Not: Ömer Dinçkök’ün halası Mübeccel Dinçkök’ün eşi Mehmet Çolakoğlu’ydu. Mehmet Çolakoğlu’nun kardeşi Hasan Çolakoğlu, 1980 öncesi TKP üyesi, 90’larda Karamehmet’e SHOW TV’yi kuran adam olarak bilinen Robert Kolej mezunu televizyoncu Nuri Çolakoğlu’nun babasıydı. Nuri Çolakoğlu’nun kardeşi Kemal Çolakoğlu da eski TFF Başkanı Mahmut Özgener’in eşi Ayşe Çolakoğlu’nun babasıydı. Ayşe Çolakoğlu’nun teyzesi Saadet Tümer’in kızı da “Bayan Kahkaha” olarak tanıdığımız Saba Tümer’di…

12 Eylül 1980 ihtilaline karşı duran gazete, Özal'a da mesafeli durarak ılımlı ve demokrat bir tutum sergiledi. Ancak 1991 yılında Nadir Nadi'nin ölümüyle gazete yenilikçi kanat ve gelenekçi kanat arasındaki çatışma yeniden su yüzüne çıktı. Hasan Cemal'in başını çektiği yenilikçi kanat gazeteden ayrıldı. İlhan Selçuk'un güdümüne giren gazete böylece Ergenekon Terör Örgütünün emrine girmiş oldu.

1924 yılında Kemalizm ile başlayan yolculuk, Faşizm, Liberal Demokrat, Milli Demokratik Devrim ve Sosyal Demokrat istasyonlarına uğrayıp Faşizan bir ulusalcılıkta yolculuğunu tamamlamıştı.

Bir de 28 Şubat'ı hararetle destekleyen ve AKP döneminde Cumhuriyet mitingleriyle adından söz ettiren gazetenin son döneminde gizli fon'layanları vardı:
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 27 Mar 2014 10:16

facebook
twitter
gplus

HALİT NARİN

Halit Narin'i hepimiz tanırız... En meşhur sözü 12 Eylül'den sonra söylediği "Bugüne kadar işçiler kazandı, bundan sonra biz kazanacağız" sözüydü...

Tebirkler o halde, 30 yıldır kazanım halindesiniz...

Kendisi Türkiye'nin en büyük tekstil devi Narin Mensucat'ın sahibidir.

Ben bu adamın adını ilk defa Hiram Abas'ın 1990'da öldürülmesiyle duydum. Malum, Hiram Bey, öldürülmeden kısa bir süre önce MİT'ten uzaklaştırılmış, Halit Narin'in yanında Güvenlik Danışmanı olarak işe başlamıştı. Bir sabah işine giderken de öldürülmüştü...

Hiram Bey, Mehmet Eymür ile beraber yazdığı 1. Mit Raporu'nun patlattığı fırtınadan sonra MİT'ten uzaklaştırılmıştı.

Bir Beyaz Türk'ün dostu diğer Beyaz Türktü ve Halit Narin Baba kucağını açıp onu işe almıştı...

Halit Bey uzun yıllar TİSK Başkanlığı yapmıştı. Yani Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu Başkanlığı....

İşverenlerin Sendikası olur mu demeyin olmuş işte...

Hem işçiyi sömür hem de işçiye hakkını vermemek, çalmak için ağla ve diğer patronlarla beraber sendika kur... Adını da İşverenler sendikası koy...

İlginç, Halit Bey hayırsever iş adamı olarak biliniyor... Halbuki devlete olan borcu gırtlağı aşmış vaziyette...

Ne güzel çal çırp, sonra da çaldıklarıyla bir kaç aç doyur sonra orta yere fakir fukara garip gureba babası gibi çık...

Halit Bey, 28 Şubatta çalma konusundaki hünerini ve elinin ayarını iyi ayarlayamamış olacak ki mali krize girmişti...

Her türlü cambazlığa rağmen kendini kurtaramamış, saray halılarının sahibi Necati Kurmel'in kefaletiyle nefes alabilmişti.

Kefil Necati Kurmel kim mi?

Başka bir hain, Ecevit'i sırtından bıçaklayan Brütüs Hüsamettin Özkan'ın dayısıdır... Br beyaz Türk'ün kefili bir beyaz türk'tür...

Hüsamettin Özkan’ın dayısı Necati Kurmel, Saray Halı’nın sahibidir. Hüsamettin Özkan’ın bacanağı da ANAP’lı Enerji Bakanı Cumhur Ersümer’dir. Hüsamettin Özkan’ın kardeşi Necdet Özkan’ın bacanağı da DYP ve ANAP’lı Maliye Bakanı Sümer Oral’dı. Necdet Özkan’ın kayınbiraderi de dolandırıcılıkta nobele aday Orhan Aslıtürk idi. Orhan Aslıtürk’ün eşi de ANAP’lı Şişli Belediye Eski Başkanı Gülay Atığ Aslıtürk... Ne güzel, ne güzel, hep iç içeler...

Hüsamettin Özkan’ın damadı da ekonomist Emre Alkin’dir. Emre Alkin, Şişli Terakki mezunu TESEV danışmanlarından, Moon’un alt kuruluşlarından PWPA’nın Kasım Gülek’ten sonra Türkiye ayağı lideri Prof. Dr. Erdoğan Hayri Alkin’in oğludur. Erdoğan Alkin kısa süre önce göçtü... Erdoğan Alkin'in hayatı boyunca en yakın dostu akil adam Can Paker'di... MOON, Dinler arası diaolog'un uzakdoğu ayağıdır, hatırlatıyorum...

Narin tekstil, kalan son bakiye borcu için de halk bankası ile orta vadeli bir ödeme protokolü imzaladı. 6 nisan 2006'da imzalanan protokol ile bakiye 14.5 milyon dolarlık borcun, 30 nisan 2006 - 31 aralık 2011 tarihleri arasında, işleyecek faizi ile birlikte 18.8 milyon dolar olarak ödenmesi vadeye bağlandı.

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/…0/07/14/222879.asp
http://www.ntvmsnbc.com/news/19853.asp
http://www.aksam.com.tr/…6/27/ekonomi/ekonomi4.html
http://www.samanyoluhaber.com/haber-10073.html
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/…0/07/23/225494.asp
http://ismail.genelleme.com/halit-narin-1930.html

Halit Narin'in "sicili" kadar "şeceresi" ve "silsile"si de gayet ilginç...

Babası Nurullah Narin, Kayserili iş adamı... Peki Halit Bey'in annesi kim?

Pakize Germirli... Germirli ailesi de Kayserili... Pakize hanım, İş adamı Kadir Has'ın eşi Rezzan Germirli'nin halası oluyor...

Rezzan Germirli’nin teyzesinin kızı Belma Başar, Hürriyet Gazetesinin sahibi ve kurucusu Sedat Simavi’nin oğlu Erol Simavi’nin eşiydi. Sedat Simavi’nin diğer oğlu Haldun Simavi’nin eşi de Rahmi Koç’tan boşanan Çiğdem Meserretçioğlu idi. Kadir Has-Rezzan Has çiftinin kızları Zekiye Has’ın eşi de Kayserili Cıngıllıoğlu ailesinden Halit Cıngıllıoğlu idi.

Halit Narin'in kızı Mine Narin'in eşi, yani Halit Narin'in damadı ise iş adamı, perde sektöründe lider Bülent Verdi olduğunu hatırlatıyorum...

Bülent Verdi'nin kız kardeşi Füsun Verdi'nin eşi mi?

ANAP kurucularından ve İstanbul il başkanlarından, bugün iktidara yakın isimlerden Eymen Topbaş... Eymen Topbaş'ın babası Hulusi Topbaş, Elmalılı Hamdi Yazır Hoca'nın damadıdır...

Provakatif bir soru sorabilir miyim: Ulu Hakan Cennetmekan Sultan II.Abdülhamid Han'ın hal fetvasında Elmalılı Hoca'nın payı var mı? Tarihçilere ödev veriyorum... Ve liberal islamcılara...

Hulusi Topbaş’ın diğer oğlu Bülent Topbaş’ın eşi de Samiha Şakir’in kızı Ghade Şakir idi. Samiha Şakir'in kızıdır...

Yukarıda adı geçen tüm soyadlarını ve diğer akrabalık bağları Silsile: Sevi'nin gizli kurmyları adlı çalışmamda fazlasıyla yazılıdır... Okumanızı tavsiye ediyorum...

Bitti diye düşünenler yanılıyor...

Halit Bey'in diğer kızı İnci Narin ise Ata Yerlici'nin eşiydi... Ata Yerlici İnci Hanım'dan boşandıktan sonra Asu Kırdar ile evlendi...

Asu Kırdar, DP'li Belediye Başkanı adına Kongre Merkezleri açılan Lütfi Kırdar’ın torunudur.

Lütfi Bey'in kuzeni, 12 Eylül'ün hediyesi YÖK Başkanı İhsan Doğramacı’nın dayısı Sami Kırdar’ın eşi de Hareket Ordusunda bulunan diğer bir subay Ali Fethi Okyar’ın kızı Nermin Okyar idi.

Halit Narin'in üçüncü kızı Oya Narin ise Emre Temelli'nin eşiydi...

Emre Temelli, İsmet İnönü’nün kardeşi Hasan Rıza Temelli’nin torunuydu.
Hasan Rıza Temelli’nin kızı Mutlu Temelli de Erdem İlmen’in eşiydi.
Mutlu Temelli'nin eşi Erdem İlmen de Hayri İlmen'in oğludur.

Hayri İlmen'in kardeşi Atıf İlmen'in eşi de Fatma Aliye Mardin, Ömer Fevzi Mardin'in halasıdır...

Yine tüm yollar Roma'ya çıktı...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 27 Mar 2014 10:18

facebook
twitter
gplus

ELMALILI HAMDİ YAZIR ??

Peygamber hariç hiçbir insanın günahsız ve hatasız olduğunu kabul etmemek islam dininin temel kurallarından bilinirken, bazı değerleriizin hatasız olduğunu kabul etmek nedendir?

Kraldan çok kralcılık yapmak... çağımızın hastalığı...

Bu yazının konusu da, Büyük din alimi Elmalılı Hamdi Yazır... Elmalılı Hamdi Hoca, sultan Abdülhamid'i taht'tan hal eden fetvanın altında imzası olan din alimlerinden biri... Aileye yakın isimler, bu onayın silah zoruyla verildiğini dile getiriyor, Malum Enver Paşa diktatörlüğü devri... Doğru kabul etmek zorundayız...

Meşrutiyetten sonra Sıratı Müstakim ve Sebilürreşat'ta yazmış Elmalılı Hoca... Siyasetten daima uzak durmuş, daha çok ilim işleriyle meşgul olmuş...

Cumhuriyet döneminde ise malum, İbadetin Türkçeleştirilmesi davasında Tefsir görevi verilmiş... Önsözüne "sadece öğrenmek içindir, asla ibadet dili yapılmaz" diye bir şerh koymuş ancak zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, bu şerh'î kaldırmak istemiş, Elmalılı Hoca kabul etmemiş, arabulucu olarak olay, Diyanet İşleri'ne gönderilmiş, Malum diyanet işleri reisi İbrani asıllı Şerafettin Yaltkaya'nın hazırladığı rapor doğrultusunda madde kaldırılmış...

Ancak İlahi Tecelli, İnayeti Allah, Cumhuriyetin banisinin ölümüyle Türkçe ibadet davası, bazı hocaların ve kamuoyunun ısrarlı muhalefetiyle sonuçlanmamış bir proje olarak yarım kalıyor... Elmalılı Hoca 1942 yılında vefat ediyor...

Hepimizin yakından tanıdığı bir ünlü isim var: Şovmen Okan Bayülgen.. Gezi olaylarında etkin tavır almıştı...

Elmalılı Hamdi Hoca ile ilişkisine gelince: Elmalılı Hamdi Yazır Hoca, kamuoyunun bildiği gibi Bayülgen'in öz dedesi değil, Bayülgen'in annesi Ayla Üge'nin teyzesi Firdevs Şerbetçioğlu'nun eşidir... Yani annesinin eniştesi...

Okan Bayülgenin annesi Ayla Hanım'ın ikinci eşi İsmet Görgün, İzmir'in belediye başkanlarından... İsmet Görgün'ün, Gazeteci Baskın Oran'ın da kayınpederi olduğunu söylemeliyim... Baskın Oran, Radikal'de ve Agos'ta yazıyor... Agos, Hrant Dink'in gazetesi...

Baskın oran'ın kayınpederi İsmet Görgün de, Dr. Reşit Galip'in torunudur... Edirne Israelit Universal mezunu Dr. Reşit Galip (Baydur), Büyükelçi Hüseyin Ragıp Baydur'un kardeşi ve Milli Eğitim Bakanlarımızdan... Reşit Galip'in bir özelliği daha var: ilkokuldayken yarı uykulu Pazartesi sabahları söylediğimiz andımız'ın da yazarı...

Elmalılı Hoca'ya dönersek, büyük eseri 9 Ciltlik Hak Dini Kur'an Dili Tefsiri, daha sonra damadı Hulusi Topbaş tarafından basıldı...

Hulusi Topbaş, İskenderpaşa Cemaatinin kaymak tabakasını oluşturan Erenköy Cemaatinin lideri din alimi Musa Topbaş'ın ağabeyi oluyor...

Eski Anap İl Başkanı ve İlim Yayma Cemiyetinden tanıdığımız Eymen Topbaş, Verdi'lerden Füsun verdi ile evlidir... Füsun Verdi'nin ağabeyi Bülent Verdi ise Halit Narin'in kızı Mine Narin ile evli... Hani meşhur Özal'ın MİT Müsteşarı yapmaya çalıştığı ancak I.MİT Raporu skandalından sonra MİT'ten tasfiye edilen Bay Pipo Hiram Abas'ın MİT'ten kovulduktan sonra yanında çalışmaya başlayan İş adamı Halit Narin...

Füsun Verdi-Eymen Topbaş çiftinin torunu Esra Topbaş, Transteknik Holding ve Delta Petrolün sahibi Lübnanlı Sami Habbab’la evlendi...

Ben burda boğazına kadar kapitalizme batmış bir tasavvuf ve tarikat anlayışını reddediyorum... Topbaşlar, Ya tarikat'ı seçsinler ya da kapitalizmi... Gelecek onlar için daha karanlıktır, uyarıyorum...

Erenköy Cemaatinin tarihi kökleri Nakşi-Halidi kolundan Mehmed Esad Erbili Hocaefendi'ye dayanıyor... Esad Hoca, 1930 Menemen Provakasyonu'ndan sorumlu tutulmuş, idamla yargılanırken, ilahi tecelli vefat etmiş, idam kararı onanınca oğlu yerine asılmıştı... Vefatından sonra halifesi ve talebesi Mahmut Sami Ramazanoğlu, Erenköy Cemaatinin temellerini atmış ve liderliğini yapmış... Ramazanoğlu'nun vefatından sonra cemaat üçe bölünmüş: Bir grubun liderliğini Yeni Şafak yazarlarından Ahmet Taşgetiren, diğer grubun liderliğini de eski MSP Milletvekili Merhum Tahir Büyükkörükçü hoca yapmış.. Cemaatin en büyük ve en sosyetik kanadının liderliğini de Musa Topbaş yapmış...

Eymen Topbaş'ın kardeşi Faruk Topbaş'ın eşi Ghade Şakir'in akrabalık bağlarını daha önce yazmıştım: Ghade Şakir, Samiha Şakir'in kızı... Samiha Şakir'in kardeşi Mehmet Rıfat Pekiş'in üç kızı:

a) Yüksel Pekiş, modacı Zeynep Fadıllıoğlu'nun annesidir. Yüksel Pekiş'in eşi Fehmi Behlil'in eniştesi Rasih Nuri İleri, Türkiye'nin en köklü sosyalist ailesinin bir ferdi olduğunu hatırlatıyorum... İleri'ler hakkında bilgi isteyenler, Silsile: Sevinin gizli kurmayları adlı çalışmama bakabilirler...
b) Melike Pekiş, modacı Rıfat Özbek'in annesidir.
c) Cenap Pekiş, Fuat Egeli'nin annesidir... Cenap Pekiş'in eşi Şerif Egeli, Özal'ın danışmanlarından...

Topbaşlar'ın sosyetik ilişkileri hakkında bilgi edinmek isteyenler, Posta Gazetesinin ikinci sayfasından faydalanabilirler...

Okan Bayülgen'den yola çıktık Topbaş'lara geldik, Topbaş'lardan devam edelim...

Aileden diğer ünlü isim Anayasa Mahkemesi Başkan vekillerinden Osman Paksüt... Osman Paksüt'ün babası, CHP Milletvekili ve 27 Mayıs'tan sonra kurulan kurucu meclis'te anayasa komisyonu başkanvekili... Elmalılı Hamdi Hoca, Emin Paksüt'ün dayısı oluyor... Yani Emin Paksüt'ün annesi Şerife Hanım, Elmalılı Hamdi Hoca'nın kız kardeşi...

Emin Paksüt'ün oğlu Osman Paksüt, hukukçu genlerini aslında baba değil ana tarafından almış, Çünkü annesi Fatma İstiklal Çetinkaya, İstiklal Mahkemesi başkanlarından ve Gazi Paşa'nın cellatlarından Kel Ali ünvanlı Ali Çetinkaya'nın kızı...

Kel Ali ünvanlı Ali Çetinkaya'yı Kelebekler Sonsuza Uçar, İskilipli Atıf Hoca Filminden de hatırlayabiliriz... idam fetvasını vermişti...

Bu arada Türkiye'nin en büyük iki yönetmeni Mesut Uçakan ve merhum Yücel Çakmalı'ya selam... Güzel eserleri için Sağ olsunlar...

Birde Elmalılı Hamdi Hoca'nın daha sonra adı CMKP ve daha sonra da MHP olacak Türkiye Köylü Partisi Kurucusu ve 27 Mayıs'tan sonra kurulan AP'nin kurucusu oğlu Muhtar Yazır var, ama burada bırakıyorum, çünkü çok tepki geliyor, "çok isim yazıyorsun kafamız karışıyor" diye...

Ben bu yazıyı yazmadım, sizde okumadınız farz edin...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Re: FATİH ŞAHİNTÜRK

Mesajgönderen yazyagmuru » 27 Mar 2014 10:19

facebook
twitter
gplus

MUHTAR KENT

"Coca Cola gibi bir siyonist bir şirkette Ceo olarak Muhtar Kent'in ne işi vardı?" diye kendime soruyordum. Tarsus Amerikan Koleji mezunu ve Efes'in disbritörü Muhtar Bey, Kent, Amerikancı olabilirdi ama Ceo olabilmesi için başka bir "etnik klan"dan olması gerekiyordu.

Şüpheler vardı, ipuçları vardı, hisler vardı ancak teori ve endogomi yoktu...

artık deşifredir...

Gördüm, uyarıyorum ve açıklıyorum...

Muhtar Bey'in babası, Necdet Bey, Necdet Kent, büyükelçiydi...

II.Dünya Savaşında bir nevi Türkist-Schindler idi...

Görev yaptığı Marsilya Başkonsolosluğunda, Naziler'in elinden yüzlerce yahudiyi kurtarmayı başarmıştı, sadık dost vikipedi'den aktarıyorum:

"1941 - 1944 arasında Türkiye'nin Marsilya Başkonsolosluğunda Muavin Konsolos idi. II. Dünya Savaşı sırasında birçok Yahudi'ye Türk pasaportu vererek hayatlarını kurtardı. Nazi işgali altındaki Fransa'da geçirdiği bu yıllardaki kahramanlıklar Alman toplama kamplarına giden treni durdurmakla sınırlı değildi. Aynı zamanda güney Fransa'da yaşayan veya oraya kaçan, geçerli Türk pasaportu olmayan birçok Türk Musevi'ye Türk kimliği sağladı..."

Yalnız değildi, o yıllarda Avrupa'daki büyükelçiler adeta Yahudilere yardım etmek için yarışıyordu. Behiç Erkin, Selahattin Ülkümen, Namık Kemal Yonga bazılarıydı... Halide Edip Hanım'ın oğlu, Faruk Sayar, Fransa'da 176 yahudiyi kurtardığı için belgesellere konu olmuştu... Enis Akaygen'i de tarihe not düşüyorum: Conker'lerin ve Tesal'lerin dünürüydü...

Hocaların Hocası lakaplı Hukuk Profesörü Sulhi Dönmezer mi? Merih Tesal'in eşiydi... Hepsi birbiriyle akrabadır...

Klan'dan Ayşe Kulin'in Nefes Nefese romanını okuyanlar, Yahudileri kurtaran büyükelçi Nazım Kender'in maceralarını hatırlarlar... Necdet Kent'in öyküsüdür, şaşırtmıyorlar...

Necdet Kent Bey'in amcası Türkiye'nin ilk Washington büyükelçisi, Münir Ertegün'ün selefi CHP İzmir Milletvekili Ahmet Muhtar Mollaoğlu Efendi, kızı Fahire'yi, İzmir'in Altay Spor Kulübü kurucularından Enver Tekand ile evlendirmişti.

a) Enver Tekand Fahire Mollaoğlu çiftinin kızı Ayşe Tekand'ın eltisi, Zeynep Emeç, Çetin-Aydın Emeç kardeşlerin diğer kardeşiydi. Baba Selim Ragıp Emeç, 1948 yılında Judaik Hürriyet gazetesini İsrail'le aynı yıl kurmuştu.

b) Enver Tekand'ın Altay Spor Kulübü Kurucusu kardeşi Baha Esad Tekand'ın eşi Mesadet Dülger, Gülsüm Evliyazade'nin torunuydu ki, Gülsüm Hanım, Tevfik Rüştü Aras'ın eşi Makbule Evliyazade'nin kız kardeşiydi... Evliyazade ailesi, Adnan Menderes'in eşi Berin Hanım'ın mensup olduğu ailedir, tekrarlıyorum...

c) Altay spor kulübünün kurucularından biri de DP'nin teorisyenlerinden ve kurucularından Refik Şevket İnce idi... Emin Çölaşan'ın dedesidir...

d) Altay'ın kalecisi Ali Adnan Ertekin (Menderes), geleceğin başbakanı olacaktı...

Gayet açık... Muhtar Kent'te elit klan'dandı ve Efes'in üreticiyken Coca Cola'ya Ceo olmuştu...

İçerdendi ve seçilmişti ve olmuştu...

dışarda olanlar'ın seçilemediği ve olamadığı bir düzendir, biliyorum, çöküş'tür...
وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Kullanıcı avatarı
yazyagmuru
 
Mesajlar: 1293
Kayıt: 13 Tem 2013 11:11
Konum: ankara

Sonraki

Dön Yeni Dünya Düzeni