Bir Bedene Sahip Olmak

Siyaset, Din ve Felsefe dışında kalan ciddi konularda makaleler, blog yazıları, videolar vb. materyaller paylaşarak fikir alışverişi yapıyoruz

Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Gemma » 12 Ağu 2017 03:59

facebook
twitter
gplus

Selamlar,

İçinde yaşarken neredeyse hiç fark edemiyoruz ama bir bedene sahip olmak aslında verdiğimiz tüm kararlar, hissettiğimiz tüm duygular, algıladığımız her şey üzerinde buram buram etkili.

Çok küçük örnekler vericem. Yurtta kaldığım için mutfağım yok. Haliyle sürekli dışarıdan sipariş veriyorum hatta ne yesem sorusuna saatler harcıyorum. Kahvaltı etme alışkanlığım da yok oturtamadım.

Yine kahvaltı etmediğim bir sabah. Açım. Öğlen oldu aradım caddenin karşısındaki restoranı, sipariş verdim. Et döner istedim. 10 dakkayı geçti getirmediler, aradım siparişim nerde diye. İşte size ulaşmaya çalıştık ama numarayı yanlış almışız dönerimiz kalmamız kebap var, şiş falan ister misiniz dedi. Dedim tamam urfa alayım bi tane. Baya açım. Girişte cafe ve TV odası karışımı bir oda var. Bilgisayarım yanımda Ezel nostaljisi yaparken sipariş bekliyorum. 15 dakka oldu, karşı caddeden getircek. Çok AÇIM ve hani sinirlerim geriliyo git gide. Aradım adamı, dedi siparişiniz çıktı bizden. Çıktım koridora kızın biri benim sipariş verdiğim yerin poşetiyle içeri girdi? Dedim alla alla ama hani yakın olduğu için gidip almıştır diye düşünüyorum. Çıktım güvenliğin oraya gelen giden yok. Aradım yine, dedim siparişime çıktı dediniz kapıda kimseyi göremiyorum. Adam dedi bekleyin, ben bi arkadaşla görüşeyim. Ben bu sırada içeri doğru gidiyorum. Kız karşımdan kapıyı açtı. O sırada hoca cama çıktı. Siparişleriniz karışmış galiba gibi bir şey dedi. Kız da döndü bana " siparişler karışmış, sizinkini bana vermişler ya" dedi. Nasıl karışabiliyor siparişler diye söyleniyorum elinden poşeti aldım, suratına bakmadım, hızla çıkıyorum yukarı çünkü kudurmuşum öfkeden. Hani iletişim kursak böyle kırmızı gözlerle ULAN GERİZEKALI -içimden küfurler yağdırıyorum kıza- POŞETE DE Mİ BAKMIYORSUN, ANDAVAL MISIN diye çemkircem ama kendi kendime diyorum ki bu kadar sinirlencek bir şey yok, aç olduğun için bu kadar öfkeleniyorsun. Çıktım yukarı yiycem yemeğimi, acayip sinirli ve acayip açım. Adam aradı dedi hanımefendi arkadaş götürmüş siparişinizi ama kız çekip almış elinden. Dedim ücreti almadan nasıl verebiliyor, ücretini ödemedim. Arkadaş ücret için seslenmiş arkasından dönmeyince gelmiş. Siparişiniz ulaştı mı size bir tane daha yollayalım mı? Çok mahcup olduk vs. Adam biraz sinirimi aldı fakat edindiğim bilgilerle kıza beş on kat daha kinlenmişim. Dedim güvenliğe sodeksoyu bıraktım, isterseniz ücreti çekebilirsiniz, olmadı ben bırakırım bir ara, estağfurullah bıdı bıdı kapattık telefonu. Yemeğimi yerken kıza küfrediyorum hala içimden. Karşımda derisini yüzseler zevk alıcam o an öyle bi kinim var. Yine kendi kendime çok aç olduğun için böyle bi reaksiyon veriyo bedenin, yoksa senin takcağın bir şey değil şşşş sakin abartma diye kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. 3 saatin sonunda öfkeye dair olan hislerim geçti. Bu arada dizi izledim, başkalarıyla muhabbet ettim. O duygu anca söküldü. Şimdi kızı yine görsem yemeğimi çalan şerefsiz etiketini alnında görürüm, şu an yine açım duygularım depreşti. Bu saatte kimse sipariş almıyor.

Şu anlattığım minik olayda değinmek istediğim nokta bir biyolojiye, fizyolojiye sahip olmanın üzerimizdeki yoğun etkisi. Vücudumuzda bilmem kaç tane kimyasal salgılanıyor, bunlar birleşip bilmem kaç çeşit hormonu oluşturuyor. Uykudur, yemektir, başka bir sürü ihtiyaçlarımız var ve bir nevi yaşamak için kendi kendini ayarlayan bir makinenin içindeyiz. Ben orada o kadar aç olmasam da öylesine canım tatlı çektiği için pastaneden tatlı siparişi vermiş olsam ve kız yanlışlıkla onu alsa umrumda olmaz. He tamam canım der alırım elinden tatlımı sakin sakin yerim. Ben orada deli gibi açtım, kızın yemeğimi almış olması bilmem kaç saat onu ezeli düşmanım yaptı. Ders çalışıyordu, abla TV'yi açınca bilgisayarı bırakıp TV izlemeye başladım. Aklıma gelse ben açardım, PC'den başka dizi izlediğim için düşünemedim. Dese orda kapatabilir miyiz ya ders çalışıyorum, diycem BURASI ETÜT ODASI DEĞİL, GİT ORDA ÇALIŞ. Demedi.

E uykusuz kaldık, kafa gidiyo. Algı azalıyor git gide. Ben ramazanlarda tam olarak eziyet ederim kendime ama zevk de alıyorum o manyaklıktan. Gece hiç uyumayıp sadece sahur yapıp, o uykusuzlukla işe gidiyorum. Bilgisayar başında görseller kaymaya başlıyor. Açlık bi yandan uykusuzluk bi yandan. O aşamada hassaslık seviyem üst düzeyde. Çok normal bir şey yaşasam bile normal gelmeyecek. Bu birazcık bünyenin dengeleriyle oynadığımız bir örnekti.

Daha basiti olsun. Kahve, kafein. Bende direkt çarpıntı yapar. Çok normal bir gün, her zaman görüştüğüm arkadaşımla yazışıyorum bi bakmışım kalbim hızlanmaya başlıyor. Ortada hiçbir şey yok. İki kafein aldım diye duygu durumum kayıyor. İzlediğim bi' belgesel vardı, bu hormonlarla aşkla ilgili. İki insanın daha tehlikeli bir anda yakında olması, yani adrenalin salgılanırken birarada olmasıyla hormon düzeyleri normalken bir arada olması aynı şey değil. İlk durumda ister istemez bir çekim olacak. Örnek olarak uçurumun üzerinde bir asmalı köprüde muhabbet eden çiftle kafede oturup muhabbet eden çift videoları arkada oynuyordu. Bir kaç doğru denklem ve hileyle istediğiniz insanda etki, ilgi uyandırabilirsiniz. Kafeine benim gibi hassas olan bünyeyi al, içir buluşmada kahveyi, kafeinin kendi üzerindeki etkisinden bihaberse dicek ki alla alla bak bu çocuk beni heyecanlandırıyor.

Sipariş olayını yaşadığım gün düşündüm bunları. Çoook önceden bir yazı okumuştum tam içeriğini hatırlamıyorum biraz edebiyata kayıyordu ama şöyle bir kesiti kaydetmişim "..ruhu hapseder o lanet bedenler..." Ya neyi hapsediyor ki deyip evirip çevirmiştim bu cümleyi kafamda. Yazıyı yazan belki başka şeyleri kastediyordu ama bende bu cümlenin oturması o gün yolda yürürken bu olayı düşündüğümde oldu. Bir bilincimiz var düşünüyoruz; bir bedenimiz var ihtiyaçları düşünmemizi engelliyor, ket vuruyor, çarpıtıyor.

Ben duygu durumumu stabilize edemiyorum. Tamam düşünüyorum, kendi kendime telkin ediyorum. Bak şu an böyle olduğu için şöyle hissediyorsun objektif değil, mantıklı değil vs. AMA HİSSEDİYORUM?

Bir bedene sahip olmak bize en çok ket vuran şey. Bir de başka bir sürü bedenle birarada yaşıyor olmak bu durumu ona katlıyor.

Bunu yediğim için midem ağrıyor, midem ağrıdığı için halsiz hissettiğim için aslında çok istediğim bir şey şu an umrumda değil. Tam tersi yahut. Fakat bir sürü böyle silsile ki bunların pek çocuğunun farkında değil. Çoğusu neden öyle davrandım, neden böyle davranıyorum diye sorgulamıyor bile. "O an öyle hissediyordum, böyle düşünüyordum"larının çünkülerini düşünmüyorlar.

Daha da fenası bedenin tüm bu ihtiyaçları dışarıdan yönlendirilebilir şeyler. Algıladığımız şeyler hormonlarımızın salgılanmasında çok büyük etken. Sürekli yemek yiyen insanlar görünce acıkıyorsun, aşk yapan insanlar görünce libidon artıyor, su sesine uzun süre maruz kalınca çişin geliyor. E öyle bir devirdeyiz ki sağımız solumuz her yanımız uyaran kaynıyor. Caddede yürürken, toplu taşıma araçlarındayken, bireysel aracındayken, evde otururken, elimizdeki telefonlardan bahsetmiyorum bile. Dağın ortasında olmadığımız sürece bu uyaranlara maruz kalacağız. E kalmamamız da lazım dağın ortasında kim napıcak. Sadece o da değil, insan beyni uyaransızlıkla da baş edemiyor. Bu sefer sahte uyarıcılar oluşturuyor. Bununla ilgili deneysel bir video vardı. Adam kendini bembeyaz, ışığın sabit kaldığı, dışarıdan hiçbir müdahalenin yapılmayacağına dair anlaştığı bir odaya kapatıyor 48 saat süreliğine. Zaman kavramının kaybını bir kenara bıraktım, sürenin sonunda nabzı artıyor, tansiyonu çıkıyor.

Çevredeki oksijen miktarı, sıcaklık, hava durumu, ışık ya akla gelebilecek her şeyin üzerimizde etkisi var. Karakterimizi, verdiğimiz kararları, düşündüğümüz düşünceleri etkliliyor bunlar. Olasılıksız ya da Empati hangisi olduğunu hatırlamıyorum birinin ilk sayfalarında şey yazıyordu. İstediğiniz şeylere karar verdiğinizi sanırsınız fakat ne isteyeceğinize karar veremezsiniz. Cümle tam böyle değildi muhtemelen fakat anafikir ortada. Kitabı okurken aaa gerçekten öyle demiştim ama bunları böyle bu kadar düşünmeden demiştim. Şimdi biraz biraz oturdu.

Son olarak bilinçlenme aşamasından bahsedicem. 9-10 yaşlarındayım, annemle bir akrabamıza gitmişiz. İsa abi var bi tane o mu evlenecekti, öyle bir zamanlar. Biz de gitmişiz işte. Çok uzun süredir de görmüyorum halbuki yakın bi arkadaşımın amcası. Böyle baktım adamın yüzüne ve ilk kez o an gerçekten algıladım. Sonra şeyi farkettim e ben bu abiyi 5-6 yaşımda da görüyordum, e o zaman da ayırt edebiliyordum, bunun İsa abi olduğunu biliyordum ama yüzüne dair hiçbir detay hatırlamıyordum. O an farkettim mesela dişleri çarpıkmış. O an fark ettim yüzündeki kusurları. 5-6 yaşlarımda belki daha küçük yaşlarda fotoğraf fotoğraf kaydediyormuşum demek az gördüğüm insanları. Görünce kim olduğunu bilecek kadar ama gözü ne renk yok, kaşı nerde başlayıp nerede bitiyor yok. Burnu nasıl yok. Şimdi insanların yüzlerini, bedenlerini, ellerini 3D hologramlarını çıkaracak kadar kaydediyorum. Her birinin farklılıklarını, benzerliklerini. Beden dillerini, ses tonlarını, yürüyüşlerini.

Böyle farkında varamadan bir sürü süreç geçiyoruz. Sonra fark edince şaşırıp kalıyorum ben.

Daha az açım fakat hala açım. Şimdi dizi izliycem bak illa bi yemek sahnesi olacak. Karnım guruldıycak. Pff. Twitter alıştırdı böyle ekleri konuşma diliyle yazmaya. Vazgeçemedim. Öyle bi mini çaplı aydınlanma yaşadım, başka da böyle iç dökecek mekan yok. Her yer sosyal medya hesabı, her yer tanıdık insan.

İyi geceler tanımadıklar, az tanıdıklar ve tanışmadıklar.
Kullanıcı avatarı
Gemma
 
Mesajlar: 956
Kayıt: 13 Tem 2013 23:05

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Sahra » 12 Ağu 2017 11:32

facebook
twitter
gplus

"Kahve, kafein. Bende direkt çarpıntı yapar. Çok normal bir gün, her zaman görüştüğüm arkadaşımla yazışıyorum bi bakmışım kalbim hızlanmaya başlıyor. Ortada hiçbir şey yok. İki kafein aldım diye duygu durumum kayıyor."

Ehe, olur öyle şeyler. O anın geçmesini bekleyecek ve mantığını devreye sokarak karar vereceksin. Öyle de yapmışsın zaten.
Resim
Kullanıcı avatarı
Sahra
 
Mesajlar: 10961
Kayıt: 11 Tem 2013 11:09

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen ehli maide » 12 Ağu 2017 16:24

facebook
twitter
gplus

Bedene sahip olmanın seni kısıtladığını düşündürten şey de beden zaten. Yani ortada bedenden bağımsız bir oluşum var da bedenin tepkileri onu kısıtlıyor diye bi olay yok. İnsanın geniş hayal gücü, olduğundan çok daha iyi durumda olması gerektiği yanılgısını yaratıyor her seferinde ve ortaya bu çıkıyor. Bunun önüne geçmek için bence insan vücudunu bir bütün olarak düşünmeli, olan her şeyin kendi bedenimiz sınırları dahilinde olduğunu kabullenmek ve bunlara uygulanacak en uygun çözüm yollarını kendi bedenimizin sürekliliği içinde bulmak.
ehli maide
 
Mesajlar: 3
Kayıt: 10 May 2014 17:41

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Broker » 12 Ağu 2017 16:57

facebook
twitter
gplus

Gemma yazdı:
Daha basiti olsun. Kahve, kafein. Bende direkt çarpıntı yapar. Çok normal bir gün, her zaman görüştüğüm arkadaşımla yazışıyorum bi bakmışım kalbim hızlanmaya başlıyor. Ortada hiçbir şey yok. İki kafein aldım diye duygu durumum kayıyor. İzlediğim bi' belgesel vardı, bu hormonlarla aşkla ilgili. İki insanın daha tehlikeli bir anda yakında olması, yani adrenalin salgılanırken birarada olmasıyla hormon düzeyleri normalken bir arada olması aynı şey değil. İlk durumda ister istemez bir çekim olacak. Örnek olarak uçurumun üzerinde bir asmalı köprüde muhabbet eden çiftle kafede oturup muhabbet eden çift videoları arkada oynuyordu. Bir kaç doğru denklem ve hileyle istediğiniz insanda etki, ilgi uyandırabilirsiniz. Kafeine benim gibi hassas olan bünyeyi al, içir buluşmada kahveyi, kafeinin kendi üzerindeki etkisinden bihaberse dicek ki alla alla bak bu çocuk beni heyecanlandırıyor.


Ben bunu kullanırım ya :twisted:
"Çatışma ne kadar büyük olursa, zafer de bir o kadar büyük olur."

- George WASHINGTON -
Kullanıcı avatarı
Broker
 
Mesajlar: 41
Kayıt: 29 Tem 2017 20:27
Konum: İzmir, Bayraklı

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Sahra » 12 Ağu 2017 21:06

facebook
twitter
gplus

Broker yazdı:
Gemma yazdı:
Daha basiti olsun. Kahve, kafein. Bende direkt çarpıntı yapar. Çok normal bir gün, her zaman görüştüğüm arkadaşımla yazışıyorum bi bakmışım kalbim hızlanmaya başlıyor. Ortada hiçbir şey yok. İki kafein aldım diye duygu durumum kayıyor. İzlediğim bi' belgesel vardı, bu hormonlarla aşkla ilgili. İki insanın daha tehlikeli bir anda yakında olması, yani adrenalin salgılanırken birarada olmasıyla hormon düzeyleri normalken bir arada olması aynı şey değil. İlk durumda ister istemez bir çekim olacak. Örnek olarak uçurumun üzerinde bir asmalı köprüde muhabbet eden çiftle kafede oturup muhabbet eden çift videoları arkada oynuyordu. Bir kaç doğru denklem ve hileyle istediğiniz insanda etki, ilgi uyandırabilirsiniz. Kafeine benim gibi hassas olan bünyeyi al, içir buluşmada kahveyi, kafeinin kendi üzerindeki etkisinden bihaberse dicek ki alla alla bak bu çocuk beni heyecanlandırıyor.


Ben bunu kullanırım ya :twisted:


Çakal mason seni :lol:
Resim
Kullanıcı avatarı
Sahra
 
Mesajlar: 10961
Kayıt: 11 Tem 2013 11:09

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Broker » 13 Ağu 2017 00:05

facebook
twitter
gplus

Sahra yazdı:
Broker yazdı:
Gemma yazdı:
Daha basiti olsun. Kahve, kafein. Bende direkt çarpıntı yapar. Çok normal bir gün, her zaman görüştüğüm arkadaşımla yazışıyorum bi bakmışım kalbim hızlanmaya başlıyor. Ortada hiçbir şey yok. İki kafein aldım diye duygu durumum kayıyor. İzlediğim bi' belgesel vardı, bu hormonlarla aşkla ilgili. İki insanın daha tehlikeli bir anda yakında olması, yani adrenalin salgılanırken birarada olmasıyla hormon düzeyleri normalken bir arada olması aynı şey değil. İlk durumda ister istemez bir çekim olacak. Örnek olarak uçurumun üzerinde bir asmalı köprüde muhabbet eden çiftle kafede oturup muhabbet eden çift videoları arkada oynuyordu. Bir kaç doğru denklem ve hileyle istediğiniz insanda etki, ilgi uyandırabilirsiniz. Kafeine benim gibi hassas olan bünyeyi al, içir buluşmada kahveyi, kafeinin kendi üzerindeki etkisinden bihaberse dicek ki alla alla bak bu çocuk beni heyecanlandırıyor.


Ben bunu kullanırım ya :twisted:


Çakal mason seni :lol:


Bazen bayanları etkilemek Masonluktan bile daha çetrefilli olabiliyor benim de taktiklere ihtiyacım var :roll:
"Çatışma ne kadar büyük olursa, zafer de bir o kadar büyük olur."

- George WASHINGTON -
Kullanıcı avatarı
Broker
 
Mesajlar: 41
Kayıt: 29 Tem 2017 20:27
Konum: İzmir, Bayraklı

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Sahra » 13 Ağu 2017 16:55

facebook
twitter
gplus

Taktik maktik yok. Bam bam bam :twisted: Taktikle olmaz o iş. Taktikle nereye kadar? Uyum meselesi.
Resim
Kullanıcı avatarı
Sahra
 
Mesajlar: 10961
Kayıt: 11 Tem 2013 11:09

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Broker » 13 Ağu 2017 17:27

facebook
twitter
gplus

Sahra yazdı:Taktik maktik yok. Bam bam bam :twisted: Taktikle olmaz o iş. Taktikle nereye kadar? Uyum meselesi.


Uzun süreli ilişkileri beceremiyorum, sen de haklısın :roll: Konuyu da baya dağıtıyoruz bu arada :lol: Kusura bakmazsınız sayın Gemma.
"Çatışma ne kadar büyük olursa, zafer de bir o kadar büyük olur."

- George WASHINGTON -
Kullanıcı avatarı
Broker
 
Mesajlar: 41
Kayıt: 29 Tem 2017 20:27
Konum: İzmir, Bayraklı

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Sahra » 13 Ağu 2017 19:33

facebook
twitter
gplus

Gemma tanıdık, bi şey olmaz :twisted: Benim önceki ilişkim 4.5 seneydi, bu da 4 oluyor yakında :twisted:
Resim
Kullanıcı avatarı
Sahra
 
Mesajlar: 10961
Kayıt: 11 Tem 2013 11:09

Re: Bir Bedene Sahip Olmak

Mesajgönderen Broker » 13 Ağu 2017 20:01

facebook
twitter
gplus

Sahra yazdı:Gemma tanıdık, bi şey olmaz :twisted: Benim önceki ilişkim 4.5 seneydi, bu da 4 oluyor yakında :twisted:


Hayatından ilişkilerini çıkarınca kaç yıl kalıyor şimdi merak ettim :lol: :lol: Ben 27 yaşındayım en uzun ilişkim 3 yıl sürdü sonra Çin'e falan gidince kız vurdu tekmeyi :twisted:
"Çatışma ne kadar büyük olursa, zafer de bir o kadar büyük olur."

- George WASHINGTON -
Kullanıcı avatarı
Broker
 
Mesajlar: 41
Kayıt: 29 Tem 2017 20:27
Konum: İzmir, Bayraklı

Sonraki

Dön Serbest Kürsü